E-Ticaret Gündemi

Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan Orhun’dan Nisan Ayı Değerlendirmesi.

Türkiye’de toplam hacmin 25 milyar TL’ye ulaştığı e-ticaret sektörü önümüzdeki dönem önemli değişimler yaşayacak gibi görünüyor.

Sektörü nasıl değişimlerin beklediğini görmek için öncelikle sektörün büyüklüğünden bahsederek başlayalım. E-ticaretin toplam perakende içindeki payı henüz yüzde 2’ler seviyesinde bunun yüzde 5 seviyesine geleceği aşikar ve bu da önümüzdeki 3-4 sene içinde olacak. Hali hazırda yıllık yüzde 30 civarında bir büyüme bunun için yeterli değil. Bu nedenle, geçmişte tekstil, grup kuponu gibi yeni kategorilerin sektöre katalizör etkisi yaratması gibi en az bir katalizör doğacaktır. Bunun ne olacağını öngörmek kolay değil. Tıpkı 2005 yılında sosyal medyanın, 2000’lerin başında arama motoru pazarlamasının hayatımızı değiştirmesi gibi bu değişim apayrı bir gelişimden gelebilir ya da mevcut dinamiklerden de gelebilir.

Türkiye’de yıllık 50 milyon TL üzerinde e-ticaret cirosu yapan 50 civarında firma bulunmaktadır. Bu sayının artması çok önemlidir. Bir alt kırılım olan 10 - 50 milyar TL aralığında 70 - 80 firma bulunmaktadır. 2. kırılım özellikle yatırımcılar için çok önemli. Büyük firmalar için ilk yatırım ya da satış süreçlerinin birçoğu gerçekleşti. İkinci kategorideki firmalar alacakları yatırımlarla kendilerini 1. kategoriye sokacaklar bunun içinde 2. kategorideki yani 10 - 50 milyon yıllık ciro yapan firma sayısının artması çok önemli.

Ülkemizde e-ticaretin toplam perakende içindeki payı henüz yüzde 2’ler seviyesindedir. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 5’e, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 7’ye yakın bir hacmi düşündüğümüzde potansiyel rahatlıkla görülebilmektedir. Bu büyümenin önemli bir kısmı fiziksel perakendecilerden gelecektir. Çünkü ülkemizdeki e-ticaret hacmine baktığımızda bunun ağırlıklı kısmının salt e-ticaret yapan firmalardan sağlandığını görmekteyiz. Oysa dünya genelinde e-ticaret cirosunun daha büyük kısmını fiziksel perakendeciler gerçekleştirmektedir. Bunun nedeni olarak tüketici elektroniği ve turizm/bilet kategorisi dışındaki kategorilerde ülkemizdeki firmaların e-ticarete geç soyunmalarını söyleyebiliriz. Ancak, son bir kaç senedir tüm perakendeciler e-ticaretin önemini daha da fazla hissettiler ve bu konudaki yatırımlarını arttırdılar. Bu, e-ticaretin yaygınlaşması adına çok güzel bir gelişme. E-ticaret etkinliğini arttırmak isteyen her perakendecinin beyin fırtınası toplantılarında ya da strateji çalışmalarında omnichannel kelimesi odalarda yankılanmakta.

Omnichannel stratejisinde müşteriyi her kanalda tanımak işin başlangıcı. Çağrı merkezini arayan müşteriyi tanımak ve ona destek vermek zaten neredeyse her perakendecinin gerçekleştirdiği bir süreç. Bunun genelde online satın alınan bir ürünün mağazalarda teslimatı ya da iadesi izliyor. Ancak birçok firmanın “Tamamdır, artık biz de omnichannel olduk!” dediği yer aslında omnichannel stratejisinde buzdağının görünen kısmı. Süreçlerinde buralara kadar gelmiş neredeyse her perakendecinin mobil uygulamaları var. Mobil uygulaması perakendecinin omnichannel stratejisinin bir parçası değilse maalesef gelişmiş bir stratejiden söz etmek mümkün değil. Bir perakendecinin tüm satış ve iletişim kanalları aynı çizgide yürümeli ve müşteriye aynı deneyimi yaşatmalıdır. Omnichannel stratejisini benimseyen bir firmanın kampanya ve ürün yapısı da buna uygun olmalıdır. Tabii ki kanallara özel uygulamalar olabilir ama perakendecinin mağazalarındaki ana kampanyasının alternatif kanallarında uygulanmıyor olması müşterinin pürüzsüz deneyimine önemli bir engel. Aynı şekilde mağazalarında toplam 15.000 çeşit ürün satan bir perakendecinin Internet sitesinde sadece 2.000 ürün satılıyorsa kanallar ne kadar entegre olursa olsun iyi bir deneyimden bahsedemeyiz. Omnichannel stratejisinden bahsederken tabii ki IT altyapısının geliştirmeleri ön planda olacaktır ancak lojistik, müşteri hizmetleri, ürün tedariki süreçleri de omnichannel’a göre planlanmalıdır.

Tüm bunlar gerçekleşirken cirosal gelişimin en önemli kaynağı e-ticaret kullanım sıklığı olacaktır. Ciroyu sağlayan metriklere baktığımızda kullanıcı sayısı, ortalama sepet hacmi bakımından da önemli gelişim alanları bulunmasına rağmen e-ticaret sıklığında çok daha fazla bir gelişim alanı bulunmaktadır. Bunun da sağlanabilmesi için e-ticaretin yaygınlaşması gerekmektedir. Bu da sitelerin sayılarının ve deneyim kalitelerinin artması ile olacaktır.

  • E bültene Üye Olun
    Gelişmeleri Takip Edin